->

Müge Anlı, atv’de uzun süredir sabah kuÅŸağında çok farklı bir formatla seyirci karşısında… “Tatlı Sert” adlı programında katiller aranıyor, cinayetler çözülüyor.
- Programdan sonra Türkiye’nin sosyolojik yapısıyla ilgili görüşünüz deÄŸiÅŸti mi?
- Ben bunların yaşandığını bilmiyordum, çok pembe bir dünyada yaşıyormuşum. Yaşadığım ve gördüğüm şeyler elbette vardı, ama bu kadar içine girmemiştim olayların.
Bu acıları yaşayan insanlarla yan yana olmak, çok inandığınız, güvendiğiniz kişilerin bile bu suçlara karıştığını görmek şaşırtıcı. Bakıyorsunuz programda gözyaşı döküyor, sonra bir öğreniyorum o da işlenen suçun içinde. Ya da röportaja gidiyorum, arkamdaki kalabalıktaki kişilerden biri katil çıkıyor. Bunları yaşadıktan sonra artık hayata eskisi gibi toz pembe bakamıyorum.
- Biraz paranoyaklaştınız mı?
- Yok, ben insanlara güvenmeye devam ediyorum. Eskiden hayatımda kliÅŸeler vardı: Bir anne evladına zarar veremez, bir akraba bir baÅŸka akrabasını öldüremez, bir evlat annesine zarar veremez gibi…
Gördüm ki bunlar klişelermiş, gerçek hayatta böyle değilmiş. Gerçek hayatta kimi zaman çıkar, kimi zaman başka gerekçelerle herkes herkese zarar verebiliyormuş.
- Bu format kendi kendini mi oluÅŸturdu?
- Bir anlamda kendi kendine geliÅŸti.
Mesela, bu sandık cinayetinde de biz çağırmadık, kendileri geldiler; “Biz çıkalım da çocuÄŸumuz bulunsun,” dediler.
Günde en az beş-altı tane kayıp vakası geliyor. Program çok izleniyor ve çok etkin, eğer burada bir fotoğraf gösterilirse, bulunabileceğini düşünüyor aileler.
Gerçekten de öyle.
- Emniyetle nasıl bir bağınız var?
- Buradaki baÅŸarılar, emniyetin baÅŸarısıdır, Türk polisinin baÅŸarısıdır. Biz sadece emniyete duyulan güveni pekiÅŸtirmiÅŸ olabiliriz. ‘Türk polisi yakalar’ sloganını dillere tekrar yerleÅŸtirdiÄŸimizi düşünüyorum bu programla. Bizim şöyle bir yardımımız oluyor; emniyete gidip bilgi paylaÅŸmaktan çekinen insanlar bir televizyon programını daha kolay arıyor. İhbarlar daha rahat oluyor. Emniyete faydası bu olabilir.
- İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, program için teşekkür etti size.
Hem ona, hem AsayiÅŸ Åžube Müdürü Mustafa Köse’ye ve onun nezdinde tüm arkadaÅŸlarına teÅŸekkür borçluyum.
Devletin kurumlarını çok seven ve saygı duyan biriyim. Ben polisi, askeri severim.
- Programda bir sorgulama var, bununla ilgili bir brifing aldınız mı?
- 16 yıldır gazetecilik yapıyorum, yıllarca magazin gazeteciliğiyle uğraştım. Magazin gazeteciliği çok zor bir iştir. Bu anlamda böyle bir brifinge ihtiyacım olmadı.
Sorgulama demeyelim de buna, insanlar her şeyi açıklıyorlar eğer gizleyecek bir şeyleri yoksa. Biz de bir olayı ortaya çıkarabilmek için sorular sormak zorundayız, insanların anlattıkları her zaman gerçek olmayabiliyor. Öyle kurgulamış da olabiliyorlar.
Şunu anladım ki toplumda birçok kişi, birçok şeyi sorgulamıyor aslında.
Biz sorunca aklına geliyor.
‘DedektifliÄŸe soyundu’ ÅŸeklinde yorum yapanlar oldu, ne diyorsunuz?
- O kadar kendi işimle meşgulüm ki, ne dediklerini umursamıyorum.
DedektifliÄŸe soyunduysam da soyundum.
- Bu kadar insanı ekran başına çeken sırrı ne programın?
- Canlı canlı bir cinayet çözülüyor.
Yurt dışında da bu tip programlar ilgiyle izleniyormuş. Orada emniyet, programla koordineli çalışıyormuş.
Bizde öyle değil, emniyet tüm basınla aynı mesafede. Bize ihbar telefonu geldiğinde onu rating kaygısıyla yayına bağlamıyoruz, emniyete havale ediyoruz, orada önemli olan olayın çözülmesi. Katiller bizi izliyor. Dakika dakika merak ediyorlar.
- Mükemmel cinayet diye bir şey var mı?
- Çözülemeyen cinayetler var elbette. Aile içi cinayetler saklı kalabiliyor. Töre olayları ekranlara yansımıyor, kapalı kalıyorlar.
- Programa katılan aileler eleştiriliyor bazen, bunlar haklı eleştiriler mi?
- Katil bulunmamışsa eğer aileler mezarlığa gidemiyor, bu programa geliyorlar. Katil bulunana kadar mezarlığa gidemeyen aile var, katil bulunduktan sonra o iç huzuruyla gidebiliyorlar.

- Bir ay buraya gelen 17 yaşındaki kız, katil çıktı. Bunu öğrenmek nasıl etkiledi sizi?
- Alpay 11 yaşında bir erkek çocuÄŸuydu, evinin önünden kayboldu bir gün. Anne, baba ve abla geldi programa…
Aile her gün geliyordu stüdyoya. Bir ay boyunca ceset bulunmadı, biz hep çocuÄŸun yaÅŸadığına inandık. Ben de hep yaÅŸadığına inandım, güzeller güzeli bir erkek çocuÄŸuydu. Ve sonra Alpay’ı öldüren kiÅŸinin ablası olduÄŸu ortaya çıktı. Emniyetin tam 18 saat süren ablayı sorgulaması sonucu… Ve o kız gelip günlerce, stüdyoda aÄŸladı, annesini teselli etti. Altında bir kaza ve kazanın kötü sonucunu engellemeye çalışan bir abla var diye düşünmek istiyorum.
Sonrasında olayı çok çocukça saklamaya çalışması da kaza olduğunu gösteriyor.
Yoksa evde bir sandığa konulan cesedin bir şekilde ortaya çıkacağını herkes bilir.
Ama insan şaşırıyor, ben hiç ablasının katil çıkacağını beklemiyordum.
- Aslında cinayeti işleyenler garip bir şekilde sizden uzak kalamıyor galiba.
- En son Halkalı’da öldürülen iki çocuk vardı, onlar da 11 ve 12 yaÅŸlarında, yakılarak öldürülmüşlerdi. Orada da katil, dayı oÄŸlu çıktı. O dayı oÄŸlu sonradan kasetleri izlediÄŸimde fark ettim ki mahalleye gidip çekim yaptığım sırada arkamdaki gruptaymış… Yani ‘Katil maktulün etrafında dolaşır’ sözü bence doÄŸru. Galiba biraz daha bilgi alabilmek için, olaylar nereye gidiyor anlayabilmek için kendilerini olayların içinde hissetmek istiyorlar.
- Hiç tedirgin olmuyor musunuz? Stüdyonuzda gerekçesi ne olursa olsun bir katil var.
- Bu beni ürkütmüyor. Ben bunun bir gerçek olduğunu anladım, ürkmenin kimseye faydası yok. Demek ki hayatta her şey olabiliyormuş; önemli olan tedbir almak. Kimseye de bu katildi diye yaklaşmıyorum, yaklaşmamaya da devam edeceğim. Ama artık o kişi katil çıktığında şaşırmayacağım. Bu da benim işim.
- En çok şaşırtan ne oldu sizi bu kadar programdan sonra?
- Yeni olmasının da etkisiyle, sandıkta bulunan ablası tarafından öldürülen Alpay’ın olayı beni çok etkiledi.
Öğrendiğimde araba kullanıyordum, elim ayağım boşaldı kenara çektim. Biz o ceset, evin içindeki sandıktayken çekim yaptık evde. Ablasının olmasını beklemiyordum, bunlar çok ender vakalar. Zaten orada da çok çocukça bir halde kız, kardeşinin cesedini sandığa saklamış.
- Olayın ardından ailenin durumuyla ilgili bilgi aldınız mı?
- Sürekli konuÅŸuyoruz, aileyle de konuÅŸuyoruz, yakınlarıyla da konuÅŸuyoruz. Hani bu iÅŸ, çok profesyonelce yapılıp, ‘Hadi bu dosya da bitti, kapandı,’ denecek bir iÅŸ deÄŸil. O kadar acılarını paylaÅŸtığım insanlara karşı hissiz kalmam beklenemez. Katil bulunuyor, karşılıklı aÄŸlıyoruz.
EBRAR GİZEM YILMAZ yorumu - Çarşamba, Ocak 21, 2009, 23:19
merbaha müge abla ben öğlenciyim vaktim yettikce kavatıda sizi izliyorum gerçekten ilknur ve dünya tatlısı cocykları için cok üzüldüm türkiye devletine teşekür ediyoruz fakat lütfen okdayı cezalandırsınlar rüyalarıma girmeye başladı gerçekten cok ürkütüçü bi olay .Herneyseki bulundu katil fakat hiçbirşeye yaramadı ne ilkur abla döndü nede cocukları .Ailesine allahtan sabır diliyorum vede sizinle onur duyuyorum geşke herkes sizin gibi olsa.
fikriye yorumu - Salı, Nisan 28, 2009, 8:43
slm iyi yayınlar ben ist ten fikriye bir olay anlatmak isti yorum ama telim kesik ama size olaÅŸamı yorum beni bunu maradan arar sanız çok memmun olurum tel(0212)(320 7562)tek rar iyi yayınlÅŸar tÅŸk…deriz